Galata Kulesi izleri

Galata Kulesi izleri içeriğinde Bizans İmparatorluğundan beri kentin panaromasına dahil olan, kentin muhteşem siluetine damgasını vuran bir eser Galata Kulesi. Tarihi İstanbul kadar eski olan, adına pek çok rivayetler bulunan Galata Kulesini tanıtıyoruz. Geçen her martıyı, gemiyi, insanı selamlayan ve sessiz hakimiyetini sürdüren Galata Kulesi.

Galata isminin kaynağı hakkında bir çok rivayet bulunur, kimileri sadece isim benzerliği dese de galatlar kavminde yaşayanların bu topraklara verildiği anlatılır. Başka bir rivayete göre Bizans’ta bölgede sütçülük ile uğraşıldığı için süt ürünleri manası taşıyan Galesu da denilirmiş. Bölgenin biraz ilerisinin adının sütlüce oluşu tesadüf olmadığını düşündürmekte. Diğer bir rivayet ise boğaz içini geçerek peraya varan Galliyalılar kavminden dolayı Galata denildiğidir.

Bölgenin geçmişi Suruç islamı kadar eskidir, gayri müslim halkın çoğunlukta olduğu bu bölgeye karşı taraf denilirmiş öyle ki 17. yy.’da 70 Rum mahallesine karşın 18 Müslüman mahallesi bulunduğu anlatılır.

İstanbul’un fethine dek Surlar, Ayasofya ve İsa Kulesi yani Galata kulesi. Bizans’ın 14 bölgeli Başkenti Konstantinopolis’in 13. Bölgesi olan Galata kendi içerisinde de mahallelere ayrılır. Fetihten sonra ayrı bir Knet olarak düzenlenir bölge ve buraya Kadı atanır. Geniş yetkiler verilen bu yöneticilere bir dönem voyvoda da denilirdi. Galata bu şekilde ki yani Kadıların yönetiminde ki 14 bölgeden birisi olur.

Cenevizliler 12. yy.’da Haliç kıyısından Galata’ya geçişleri Paleologoslar döneminde olur. 1261’de Şehrin Latinlerden geri alınmasından sonra Galata Cenevizlilere verilir.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fetheder, İstanbul’un imarı kadar yerleşimine de çok önem verir. Tıpkı İstanbul’a yaptığı gibi Galata bölgesine de Anadolu’dan getirdiği halkları yerleştirir. Çünkü Fatih Sultan Mehmet bölgenin öneminin farkındadır.

Kuşatma süresince olabildiğince tarafsız kalmaya çalışan bölge halkını hoşnut tutar, ticari çabalarında özgürlük tanır, bu özgürlük diğer İtalyan uyruklu ve franklarında Galata’ya akın etmesine sebep olur. Galata adeta ticarethaneye dönüşür ve bölge Osmanlı hazinesine para kıtan bir konuma yerleşir.

Galata’daki bankerler, tüccarlar öylesine zenginleşirler ki dönemin Padişahlarına borç verecek duruma yerleşirler ve Şehrin imarına katkıda bulunurlar, bunlardan biriside Kamondo ailesi olur. Fatih fethin ardından Cenevizlelere bazı haklar tanır Galata bir süre daha bağımsız sömürge olarak kalır. 1535’de ayrıcalıklar kaldırılır ve zimmi toplum yani İslam egemenliğini kabul eden gayrimüslim olarak sayılırlar. Son elçinin de ayrılması ile Galatanın Ceneviz kimliği biter, Galata ismi günümüzde Cenova’daki bir ulusal müzenin ismi olarak da yaşamaktadır.

Bizansın Perası, Osmanlının karşıyakası doğunun batıya bakışı olur ve Galata şehrin batıya açılan penceresidir. Galata Avrupadır. Evliya Çelebi Galata bölgesi için her yeri meyhane dolu Karşıyaka denizcilikle uğraşmakta olanlarla, dar ve karanlık sokaklardan oluşmaktaydı diye not düşmüştür.

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde gezdiği yerlerle ilgili pek çok yapıyı Galata kulesi ile kıyaslayan Evliya Çelebi dönemin Galatasın dan Galata kavmi bölüktür, birincisi gemilerdir, ikincisi tacirlerdir, üçüncüsü sanat erbabıdır, dördüncüsü kalafatçı marangozlardır diye bahseder. 

4. Murat Revan seferine çıkarken yerine Bayram Paşayı bırakır, Bayram Paşa 4.700 mahalle imamına haber gönderir Galata, Üsküdar, Eyüp Mollalarını çağırır ve Şehri imar çalışmalarına girşilir, şehrin surlarının yanı sıra Galata Kulesi’de tamir edilir.

Yabancı Devletler elçiliklerini buraya yaparlar, Galata kalabalıklaşınca Elçilikler ve zenginler surların ötesinde burat depera caddesinde yaptırdıkları saray gibi konaklarda yaşamaya başlarlar. 18. yy.’a kadar şehir dışı olan Galata’dan Pera’nın bağları olarak bahsedilir ancak 1831 ve 1871 yangınlarında Binalar yok olur. 19 yy.’da Galata Kulesini ve çevresini gezen Edmonto Amikis Londra’nın kenar mahallelerine benzetiği bölgeyi burada Fesli, Sarıklı insanları görmezseniz şarkta olduğunuza inanamazsınız, her tarafta Fransızca, İtalyanca ve Ceneviz dilleri konuşulurdu diye söz etmiştir.Sadece bulunduğu bölgenin değil Galata Kulesine dairde pek çok rivayet anlatılır. Bir rivayete göre ms. 474_491 yılları arasında İmparator Zenon veya İmparator 1. Anastasyus tarafından fener ve gözetleme kulesi olarak yapılır kule. Başka bir rivayete göre ise savunma amacı ile ms. 500’lerde inşa edilir.

İtalyadan konstantine gelen kavimler önce tarihi yarımadaya yerleşim izni alırlar, bu kolonilerden özellikle Cenovalılar Galata bölgesine yerleşmeye başlarlar. Bizans’ın zayıf olduğu dönemlerdir ve onlara sağladığı ticari avantazlar karşılığında imtiyazlar kazanırlar. Zamanla tarihi yarımadadan Galata’ya sürülürler ancak Galata’ya tam olarak yerleşmeleri 200 yıla yakın zaman alır.

1267 yılında oturma izni alan Cenevolılar 1315 yılındaki büyük Galata yangınına da tanık olurlar. Çok kısa bir süre sonra imar faaliyetlerine girişirler ve Galata Kulesi de bundan nasibini alır. Galata Kulesi İsa kulesi adı ile adeta yeniden inşa edilir.  

İsa kulesinin tepesinde haçlı sivri bir külah bulunurmuş, Ortodoks Bizans haçlarının karşısında Katolik hacı, Bizanslılarla gerginliğe sebep olduğu anlatılan bu Hac Fetihten sonra Fatih tarafından söktürülür. Haç’ın yanında ise büyükçe bir çan bulunurmuş, İsa kulesine ait bu çan günümüzde İstanbul arkeoloji müzesinde bulunmaktadır.

Yasağa rağmen surların etrafına hendekler kazar Cenovalılar, günümüzde ise bu hendeklerin oldukları sokaklar büyük hendek ve küçük hendek sokak olarak adlandırılmakta.

1349’da Venediklilerle Cenovalıların arası bozulur, bu durumda Cenovalılar oturma izni aldıkları Bizansla antlaşma yaparlar, antlaşmanın içeriği plaket Kulenin yakınında ki bir burca çakılır. Bizans ve Ceneviz armalarının bulunduğu bu belge günümüzde İstanbul Arkeoloji müzesinde bulunmaktadır.

1352 yılının Şubat ayında Cenovalılarla Venedikliler arasında ki savaş sona erer ve bir antlaşma imzalanır. Bu antlaşmanın ardından Galata Surlarının bakım ve onarım işleri devam eder. Kule dışında 13 burç daha takviye edilir ve böylece hizmette ki burç sayısı 40’a yaklaşır. Surlar üzerine ise 25 kapı ilave olunur, hepsinden önemlisi de Galata Kulesi ve Burçlar yer altından toprak seviyesi altından tünelle birbirine bağlanır. Sadece 1 kişinin geçebileceği bu tünellere 1964 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları sırasında Köksal Anadol ve Ersin Arıoğlunun sondaj kazılarında ulaşılır.

Askeri ve stratejik konum önemlidir, bunun yansımalarından birisi de burçlara, surlara ve Galata Kulesine yerleştirilen toplar olur böylece Cenovalılar hem Venediklileri hem Bizanslıları hem de yaklaşmakta olan Osmanlılara karşı önlem alırlar.

Ekonomik ilişkiler ön plandadır Cenovalılar için bu nedenle 1387 yılında Osmanlılarla bir ticaret antlaşması yaparlar ve Fethe dek Osmanlı Bizans çatışmalarında tarafsız kalmaya özen gösterirler.

Ticarete önem veren Cenovalılar bunla yetinmez belki de tarihin ilk bilinen sponsorluk antlaşmasını II. Murat’a yani Fatih Sultan Mehmet’in babasına teklif ederler. Hedefleri Galata Kulesini yükseltmektir bunun için paraya ve malzemeye ihtiyaçları vardır.  II. Murat’a giderler ve derler ki eğer bize ihtiyacımız olan parayı ve malzemeyi temin ederseniz sizin isminizi kuleye yazdırırız, buna gerek kalmaz zira para ve malzeme Cenova’dan temin edilir.

Böylece 1445, 1446 yıllarında kulenin yükseltilme ve güçlendirme çalışmaları başlar ancak Cenevizlilerin Galata’daki  egemenliği Fetihle son bulur. Kuşatma sırasında Bizans’a beş savaş gemisi verse de genel olarak tarafsız olmaya çalışır. Ancak 29 Mayıs 1453 sabahı yüksek komiser Galata’nın anahtarlarını hiçbir zorluk çıkartmadan Fatih Sultan Mehmet’e teslim eder. Bir antlaşma yapılır ve Galata’da yaşayan Cenevolalıların nüfus sayımı yaptırılır, çan çalmamak koşulu ile ibadetlerinde serbest bırakılırlar. Galata surlarının üst kısımlarını yıktırır Fatih ancak denize bakan tarafa dokunmaz egemenliğinin ifadesi olarak Galata kulesinin üstten iki katını yıktırdığı bilinir.

Galata kulesinin çanı 1461’den itibaren kullanılmaz, 17. yy.’da yangınları halka duyurmak ve gece yarısı sesini belirtmek için kös yani davul çalınırmış ve halk bu kös sesini takip edermiş. Günümüzde kullanılan kös kös dinlemek deyiminin buradan geldiği anlatılır. Galata kulesinin çanı is İstanbul Arkeoloji müzesinde.

1509 yılında II. Beyazit devrinde meydana gelen ve küçük kıyamet olarak bilinen İstanbul depreminde Galata kulesi ağır hasar görür. Bu durumda kulenin tamamen hatta temellerine dek yıkıldığı rivayet edilir, diğer bir rivayet ise Mimar Hayrettin tarafından onarıldığı olur.

Galata kulesinin Kanuni devrinde zindan olarak kullanıldığı anlatılır, Kasımpaşa tersanesinde çalıştırılan mahkumlara hapishane olmuştur.

II Selim zamanında ise yangınlarda iyice harap olan kule ciddi bir onarımdan geçer.3. Murat’ın döneminde kule bambaşka bir kullanıma sunulur.

Müneccimbaşı Takiyüddin efendi Galata kulesinde bir rasathane açar, bu gelişme başlarda memnuniyetle karşılansa da Padişah yapılan baskılar sonucu rasathaneyi kapatır. Müneccimlerin başında bulunan Müneccimbaşılık görevi bu dönemlerde ortaya çıkar. Müneccimbaşılar ilmiye sınıfına mensup medrese mezunu kişiler arasından seçilmekteydi. Osmanlının sonlarına kadar faaliyetlerini sürdüren sistem müneccimbaşı hüseyni efendinin 1924 yılında vefatı ile yerine tekrar müneccimbaşı tayin edilmeyerek sona erer. Bunlar arasında Takiyüddin efendi Astroloji alanında bir çok eser verir.

Sadrazam Sokullu vasıtası ile 3. Murat ile tanışana Takiyüddin efendi kullanılmakta olan hesapların yeterli gelmediğini ve yeni hesaplar yapılması gerektiğini Padişaha açar.3 .Murat ilk defa kendisine nasip olacak bu işi onaylar ve rasathanenin hemen inşa edilmesini ister ve gerekli olan tüm maddi desteği verir. Takiyuddin Rasıt bu arada çalışmalarına Galata kulesinden devam eder.

Galata Kulesi 3. Murattan devrinden sonra 4. Murat devrinde de sıra dışı günlerinden birisini yaşar. Hezarfen yani bin fenli Ahmet çelebi kanat takar uçmayı dener, Galata kulseinden başladığı uçuşunu Üsküdar doğancılar meydanında tamamladığı anlatılır.

17. yy. eliya çelebi Galata kulesini 118 mimar arşını yüksekliğinde ve kurşun külahlı örtülü bir minare olduğunu söyler. Kapısının sağlam demirden yapıldığını Kulenin Bursa’da ki keşiş dağı yani Uludağından bile görüldüğünü anlatılır.

1794 yılında çıkan yangında kurşun kaplı ahşap çatı ve iki oda merdivenlerle birlikte yanar. III. Selim yangından sonra hasar gören yaklaşık 190 cm.’lik taş duvarı yıktırır. Bu devirde 4 cumbalı ahşap cihannüma katı ve külah yapılır, bu bölümün yapımında imi geçenleri 1964 yılında ki resterasyon çalışmaları ile Köksal Anadol ve Ersin Arıoğlu olur.

4 cumbalı külah 1832 yangınında yok olur II Mahmut aynı planı uygulamaz ve kuleyi yükseltir 4 cumba yerine kagir duvarlı 14 pencereli yüksek tavanlı bir salon yaptırır. Bu salonun üzerine inşa edilen ve yine 14 penceresi olan cihannüma katının etrafı açık balkon ile çevrelenir, Kulenin etrafı gene ahşaptır ve kurşun ile kaplıdır.

İşte tüm bu onarımların ve eklemelerin bir nişanesi olarak bir kitabe eklenir ve Galata kulesinin kapısının üst kısmında II. Mahmut’un tuğrası bulunmaktadır. Tugranın hemen altında ise şair Pertev 1832 tarihini netleştiren bir kasidesi bulunmaktadır.

II. Mahmut’un yaptırdığı kurşun külah sadece 43 yıl sonra 1875 yılında çıkan fırtınada uçar, külahın yerine yapılan katlar yapının güzelliğini etkiler. Kulenin o dönem bahriyenin ve itfaiyenin kullanımında olduğu ve değişikliğin o nedenle yapıldığı anlatılır. Ortada ki döner merdiven kalkar ve ahşap bir merdiven eklenir.

19. yy. itibaren güvenlik ve gözetleme amcı ile kullanılan Galata kulesi geçirdiği başarılı resterasyonlar ile günümüze ulaşır. 1962 yılında İstanbul belediyesi tarafınca hayati tehlikeler gerekçesi ile boşaltılır ve onarılarak turustik amaçlı kullanılma kararı alınır. Yapı ilke önce 1964, 1967 yılları arasında daha sonra 1997, 200 yıllarında büyük resterasyon dan geçer.

Limana girecek gemilere zamanı bildirmek için Londra’ya ısmarlanan halk arasında ki adı ile tayınbol yani timeboll isimli küre ve bir çok detay resterasyonlar sırasında fark edilir ve İstanbul Arkeoloji müzesine teslim edilir.

Sırtını Sur kalıntılarına dayayan ve Galata kulesinin hemen dibinde bulunan bereket zade çeşmesi 1732 tarihli olup Bereket zade Camii yıkılırken buraya taşınır. Mahalleyede adını veren Bereketzade hacı ali ağadan adını alır. Hacı ali ağa bu bölgenin ilk Türk voyvodasıdır yani ilk türk yöneticilerindendir.

Yapıldığı zamanlardan günümüze ulaşana kadar şekli defalarca değişse de konumu ve hakimiyeti değişmez şehrin silüeti olmaya devam eder. Stratejik önemi büyük olan noktaya inşa edilir Galata kulesi, İsa kulesinden . Takiyuddin’in rasathanesine, Hezarfen  Ahmet Çelebinin kanatlanarak uçuşundan yangın kulesine uzanan bir yolculuğa tanıklık edin, 9  katlı kulenin hakim olduğu manzara sadece bu şehrin değil Dünyanın en güzel manzaralarından birisi. Şehrin en eski yapılarından biri olan , şehrin tarihine tanıklık eden Galata kulesine düşürün yolunuzu. Döne döne gezin, bu güzelliği seyredin göz kamaştıran zerafeti ile pek çok evlenme teklifine ev sahipliği yapan bu kuleyi keşfedin. Bu arada gerçeklik payı yüksek olan bir söylem ile içeriğimize son veriyoruz bir çift evlenmek maksadı ile giriş kapısından en üst kısıma kadar galata kulesinde el ele çıkarlarsa muhakkak evlenirlermiş diyerek inceizler Galata Kulesi içeriğimizi sonlandırıyoruz.

inceizler.com sizi düşünmekte